Cuma, Haziran 13

13. cuma














küçükken minicikken top oynamış acıkmışken benim 10 yaşında olduğumu varsayarsam abim ergen ergen etrafta dolaşmakta, günlük stresini üzerimde uyguladığı çeşitli işkence teknikleriyle atmaktaydı. durumu fark eden babam abime bilgisayar aldı, commodore 64. bir anda kedi fare yerine oynayacağımız bir sürü oyun çıkmıştı piyasaya. sınıfta kafa ayarı yapabilen tek kız çocuğu bendim, havamdan geçilmiyordu. neyse, bir gün günlerden cuma tarihlerden 13ü vurmuştu takvim ve abimle evde başbaşa kalmıştık. hikaye uydurmak kadar anlatmayı da seven abim bana uzun uzun jasonı, 13. cumayı filan anlatıp bilgisayar başına dikmişti. biz "oraya gidenin bir daha geri dönemediği" bir kamptaki dedektiftik, kampçılar teker teker ölüyor, onlar ölünce korkunç bir müzik çalıyor ve alttaki kampçı listesindeki yüzlerinin yerini haç alıyordu. jason nerdeydi, abimin hain eli hem joystickde hem de ensemdeydi. nasıl da uğraşmıştık. beraber korkarak oyun oynamak o günden sonra ortak hobimiz oldu (buna hobi denir mi, benim hobim olabilir mi, lüften olsun). inanılmaz sıkıldım daha fazla yazmıyorum.

1 yorum:

yaqari dedi ki...

perfeksiyonistlerin tek hobisi kendileridir, üzgünüms. hobimiz olamıyor ama haribomuz olabiliyor.