naked brunch
all bad poetry is sincere
Salı, Ocak 24
iki karanlık orman
iletişim yok, anlaşmak yok. kendine hapsolmuş sonsuz bir monolog. (sen benimle konuşsan ne olur, konuşmasan) diğerini anlamak için istek yok. bu yüzden sessizlik. susalım.
Cuma, Ocak 20
Salı, Ocak 10
Çarşamba, Ocak 4
iki
İlişkilerde romantizm, gerilimlerin çözülmesi, bir sırrın keşfi veya zorlu bir uğraş verilerek yeniliklerin yaratılması yoluyla sağlanmaz. İlişkilerde romantizmin geliştirilmesi iki kişiyi gerektirir; ayrı ayrı ve birlikte, güvenebileceklerini umut ettikleri hayat biçimleri yaratma yolları ile büyülenen ikilidir bu. İlişkide romantizmin sağlanması bu gerçekler ve fantazilerden örülmüş ümitlerin kırılganlığına karşı tahammül etmeyi ve günümüz yaşantısının o zengin yoğunluğunda gerçeklerin sık sık fantaziye ve fantazinin de sık sık gerçeğe nasıl dönüştüklerinin takdir edilmesini gerektirir.
/Stephen Mitchell
Pazartesi, Ocak 2
I'm beginning to see things with a pleasant serenity
Men get so attached to their toys. It diminishes them. They lose their credibility. A man should have both hands free. In my opinion. Even briefcases. I liked this guy once and then I saw him carrying this rectangular bag, with a shoulder strap. A man's bag, but with a shoulder strap. It was over. A bag with a shoulder strap, that's the worst. But the cell phone always at his fingertips is the worst, too. A man should seem alone. In my opinion. Seem like he can go it alone. I've got a John Wayne idea of manhood, too. What was it he had? A Colt '45. Something that empties a room... Any man that doesn't give off those loner vibes just doesn't come off as having any substance.
// Carnage Screenplay
// Carnage Screenplay
Salı, Aralık 27
Pazartesi, Aralık 12
araf
burada tek bir kelime yok. göstergelere tekabül eden imgelerin yerinde boşluk var sadece. burası dilsiz, dil dışı. burası gerçek. bir tek ben görmüş olmalıyım arzusu, dokunduğumda elimde kireci kalan duvarlar. gözlerimin gördüğünü nasıl anlamlandırabilir zihnim. burası kimin. ben ne zaman geldim. ne kadar kalacağım.
tutkunun elleri arkadan bağlı. tat duyusuyla hareket eden aç bir hayvan. tırnaklarını etinin içine gömmeden rahat etmiyor. uykusu yok, gecesi gündüz. zamanı hep şimdi. onu hangi sıklıkta beslemeli? ne acıkmalı ne de tıka basa doymalı. hep yeni lokmanın tadına bakmaya hazır bırakmalı. tutkunun gözleri kör. dokunarak gördüğü diğerinde var olmuş bedenin hatları. bu kimin kolu, bu kimin bacağı. dokunduğu aslında hep kendi.
havada asılı. taşıdığın yer ne daha yukarısı ne daha aşağısı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



